Hayvanların Aynasında İnsan

Nuray Tekin

Çevre hareketlerinin yaygınlaştığı 1970’lerde, bilimin edebiyata olan ilgisi de farklı bir yön kazanarak, teması genel olarak doğa ve çevre olan edebi yapıtlara yöneldi. Bu, edebiyatta doğanın, doğa unsurlarının, fiziksel çevrenin ve insan dışındaki yaşam formlarının izini sürüp analiz eden, ekoeleştiri adlı yeni bir disiplinin de doğuşunu sağladı. Sonraki yıllarda, Gregory Bateson’un 1970’lerde bilim dünyasına sunduğu, genel olarak doğa ile kültür, düşünce ile çevre arasındaki karşılıklı etkileşimi vurgulayan “zihin ekolojisi” ve 1955’te antropolog Julian Stewart tarafından öne sürülen “kültürel ekoloji” kavramları ile genişletilerek “kültürel ekoloji olarak edebiyat”, “edebiyat ekolojisi” olarak tanımlanan ve edebiyat ile çevreyi karşılıklı etkileşimi içinde inceleyen bir yön kazandı.

Kültürü evrimsel bir bakış açısından değerlendiren, kültürün de çevresel değişimin bir sonucu olduğunu öne süren kültürel ekoloji, kültürel pratiklerin, teknolojilerin ve bilginin, insanın çevreye uyumunu, kendi ekosistemi içinde yaşamını sürdürebilmesini nasıl etkilediğini, yani çevrenin insanları, insan etkinliklerinin de biyosferi ve Dünya’yı nasıl etkilediğini inceler. Edebiyat ekolojisi kavramının…

View original post 544 kelime daha