Hayvanların Aynasında İnsan

Nazile Kalaycı*

… Bize, içinden çıktığımız bu hayvan yaşamından daha yabancı bir şey yoktur. Bizim düşünme biçimimize, sessiz kâinatın bağrındaki yeryüzünden daha yabancı bir şey yoktur. Hayvan yaşamı, huzursuz edici bir muamma gibi dikilir karşımızda.[1]

Günümüzde “hayvan problemi” bazen birbirine yakınlaşan, bazen radikal şekilde uzaklaşan farklı taleplerden/düşüncelerden hareketle ele alınıyor: “hayvan refahı”, “hayvan hakları” ve “hayvan özgürleşmesi”. Hayvan refahına odaklanan, hayvanların yaşam koşullarını düzenleme meselesini insanların keyfiyetinden çıkartmak gerektiğini vurgulayan, çoğunlukla ahlâki bir dil kullanan ilk yaklaşım hayvanların insanlar tarafından insancıl kullanımına dair bir çerçeve sunuyor[2] ve hayvan refahına yönelik düzenlemelerin ilişkinin iki tarafı için de yararlı olduğuna dikkat çekiyor: Bir yandan kendilerine daha “insanca muamele” edilen hayvanların refah seviyesi artıyor, diğer yandan “insanca davrananlar” barbarlıktan kurtuluyor ve “daha fazla insan” oluyor. Refahçıların sıklıkla vurguladığı bu “insanca muamele”nin temelindeki insan üstünlüğü kabulünü sorunlu gören ve barındırdığı ikiyüzlülüğe dikkat çeken (çünkü hayvanlar modern kesimevlerinde acısız bir şekilde…

View original post 5.716 kelime daha